Limited Şirketin , muhasebe ve defter tutma işlemlerini yürütmesi nedeniyle sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği sebebine dayanılarak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hakkında Vergi Ziyaı Cezası kesilmiştir.


Mükellef Mali Müşavir vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle Ankara 3. Vergi Mahkemesinde vergi ziyaı cezasının iptali için davası açmıştır.

Bu davada Ankara 3. Vergi Mahkemesi , Vergi Ziyaının,  VUK 359’da sayılan şekillerden biri ile oluşmuş ise bu fiillere iştirak edenlere 1 kat Vergi Ziyaı Cezası uygulanacağını emreden ve VUK 344 maddesinde yer alan ,   “Vergi Ziyaı Cezası bu fiillere iştirak edenlere 1 kat olarak uygulanır” ibaresinin iptali için itiraz yoluna başvurmuştur.   

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme , bu ibarenin

--- hukuki belirlilik bulunmadığı,

--- iştirak suçu kavramının idari vergi cezası yönünden nasıl oluşacağı,

--- hangi durumlarda ne tür bir iştirakten söz edileceğine dair VUK’nda düzenleme bulunmadığı ve bu yönüyle söz konusu ibarenin

Anayasa aykırı olduğu iddiası ile iptali talep etmiştir.

 

İtiraz konusu yasa kuralı aşağıda yer almaktadır.

Vergi ziyaı cezası

(1) Madde 344 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/11 md.) (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.

Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır

Madde 359 – (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.)

a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

  

Anayasa Mahkemesi de dava ile ilgili şu gerekçeleri açıklamıştır :

1)Temel esasların ve çerçevenin belirlenmesi koşuluyla, diğer ayrıntıların kanunda düzenlenmemiş olmasının hukuk güvenliği ve belirlilik ilkelerine aykırılık oluşturmadığı,

2)Ayrıntıların uygulama ve yargı kararlarına bırakılmasının belirlilik ve suçta ve cezada kanunilik ilkelerine aykırılık oluşturmadığı,

3)Kanunda ayrıntılı olarak düzenlenmeyen kavramlara alt mevzuat ve yargı kararlarıyla zaman içerisinde anlam kazandırılarak kavramların genel çerçevesi belirlendiği ve içeriğin somutlaştırıldığı, bu çerçevede iştirak kavramının da yargı kararlarıyla somutlaştırıldığını

Bu nedenlerle  Anayasa Mahkemesi E.2014/120 - K.2015/23 sayılı ve 05.03.2015 tarihli kararı ile, iptali istenen ibarenin Anayasa’ya uygun olduğuna karar vererek , bu talebi aşağıdaki gerekçelerle ve oybirliği ile reddetmiştir.  


Av.Ozan Kayahan
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.