\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\"\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\"
Spor; insani değerlerin yüceltildiği belirli ölçüde güç ve beceri gerektiren ve evrensel kuralları olan yarışmalı ve eğlenceli etkinliktir.
Spor ahlakı; sosyal, politik ve ekonomik ilişkilerin bütünü olup toplumsal değerlerin göstergesidir. Sporcunun rakibine ve kendisine olan saygısının ifadesidir. Spor ahlakı; sportmenlik (fair play) sağlığa, birlik ve beraberliğe, kardeşliğe, dostluğa dayanan insani değerlerdir.
Sportif olaylar düzenli ve standart bir ortamda adil kurallarla oynanmalı ve evrensel değerlere saygılı olmalıdır. Rakibe fizyolojik ve psikolojik zarar vermemek, rakibi oyunun bir ortağı olarak görmek ve saygılı olmak gerekir. Spor ahlakında toplumsal değerler incelenir, sorun öncelikle sporcu, yönetici, antrenör ve taraftar arasındadır.
Etik değerler içinde rekabet, olumsuz etkileşimlerin olumluya dönmesini ve böylece seyredilebilir, yaşanabilir bir sportif yarışma olur.
Spor ahlakını iyi anlamak için son Galatasaray-Fenerbahçe maçına ve eski bir Fenerbahçeli olan Ümit Özat’ın oynadığı KÖLN takımına bakmak lazım. Bir tarafta 20 yaşındaki bir sporcu karşı takımın milli takımdan ağabeyi olan sporcunun gırtlağını sıkıyor, diğer tarafta sahada bayılan sporcu için tüm stat ve takımlar ağlıyor. Aradaki mentalite ve toplumsal değerlere bakış farkını görelim.
Özellikle futbolda milyon dolarlarla transfer olan sporcular ve yöneticiler sporu bir yarışma, eğlence, beden ve ruh sağlığı olarak görmemekte başarı için her yol mübah denmektedir.
Spor ahlakı kendisine, rakibine, hakemlere, izleyicilere ve kamuoyuna saygıya dayanan bir hayat görüşüdür. Her ne pahasına olursa olsun kazanmayı redetmektedir.
Sporun kalitesini sporun kendi kuralları ve bu kuralları da toplumun değer yargıları oluşturur. Sporun kuralları toplumsal değerlerin dışında düşünülemez.
Sporun yeryüzünde 3.cü büyük ekonomik sektör olması, TV yayınları, reklamlar, sponsor firmalar savaşı sporu spor olmaktan uzaklaştırmıştır. Oysa kişiler ve ülkeler arasında en güçlü dostluklar spor aracılığı ile kurulmuştur.
Profesyonel sporu da bir meslek olarak görüp toplumsal değerler ön planda tutulmalı spor ahlakı olmayan sporcu ve yöneticiler uzaklaştırılmalıdır.
ATATÜRK’ ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.” Vecizesi sözde kalmamalıdır. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×